2 YAŞ SENDROMU

Hazırlayan: Suna Polat M.A. Uzman Psikolog – Aile Terapisti

İdeal çocuk veya mükemmel çocuk; anne-babanın her dediğine uyum gösteren çocuk demek değildir. Çocuklar bazı dönemlerde gelişimsel özelliklerinden dolayı,anne-babalarının isteklerine karşı çıkabilir, kendi istekleri doğrultusunda davranmak konusunda inatçı olabilirler.

Bu dönemlerin ilki yaklaşık 18ay-30 ay arasındaki dönemdir. Bu dönem ; bazı uzmanlar tarafından “2 yaş sendromu” olarak adlandırılır.
Her çocuk kendine özgü özelliklerle dünyaya gelir ve büyüdükçe bu özelliklerine göre kişiliği gelişir. 0-1 yaş arasında geçen dönemde çocuğun ruh hali, o andaki fiziksel ihtiyaçlarına ve anne-babasına göre şekillenir. Yani istekleri çoğunlukla fiziksel ihtiyaçlarının giderilmesi (örneğin karnı aç ise doyurulması, uykusuz ise uyutulması gibi ) yönündedir ve bu ihtiyaçlarının giderilmesinde elbetteki anne-babasına %100 bağımlı durumdadır. Ayrıca duygularını yaşarken anne-babaya bağlıdır,anne gülümsediğinde o da gülümser, anne kaygı ve telaş içerisinde ise, bebek de onunla birlikte kaygı ve telaş duygusunu yaşar, anne bir şeye şaşırdığında bebek de şaşırır, anne ağladığında bebek de ağlar. Kısacası , bebeğin duyguları annenin duygularının bir aynası gibidir, bebek dünyaya annesinin baktığı pencereden bakar.

1 yaşından sonra bebek bazı alanlarda hızla gelişir ve bazı şeyleri anneye ihtiyaç duymadan kendi başına yapmaya başlar. Buna en güzel örnek yürümeye başladığı andan itibaren gözlenebilir. Bebek bağımsız yürümeye başladığında, annenin onun elinden tutmasına ve onu yönlendirmesine giderek daha az ihtiyaç duyar. Böylece kısacık yaşamında ilk kez, kendi istediği yönde yürümek ister ve annenin onu sınırlandırmasına itiraz etmeye başlar. Bu dönem; gelişimin çok hızlı olduğu, hem anne hem de bebek açısından çok heyecanlı bir dönemdir.Bebek artık annenin isteklerine “HAYIR” demeye başlar ve kendi seçimini kendi yapma konusunda inat eder. Bu dönemin en belirgin özelliği bebeğin artık her şeye itiraz etmesi ve “HAYIR” sözcüğünü çok sık kullanmasıdır. Bu nedenle bebek ve anne arasında ilk “çatışmalar ” başlamış olur. Bu çatışmayı hemen hemen her alanda gözlemlemek mümkündür. Yemek yeme, uyuma, giyinme artık bir savaş haline gelmiştir. Üstelik anne-baba bu konuda israrcı oldukça çocuk daha fazla direnir ve sonuçta işin içinden çıkılmaz bir duruma girilir.

Peki, anne-baba bu durumda ne yapmalı?
En önemli nokta şudur; bu dönemde çocuğun değil, anne-babanın tutumlarının değişmesi gerekir. Öncelikle anne-babanın bu dönemin geçici bir dönem olduğunu, çocuğun göstermekte olduğu olumsuz davranışların nedeninin aslında çocuktaki gelişmenin bir sonucu olduğunu kabul etmesi gerekir.

Hangi tutum ve davranışlar 2 yaş sendromunu aşmada uygun olur?
Birden çok seçenek sunmak…. En iyi çözüm, çocuğa 2-3 seçenek sunmak ve kontrolün kendisinde olduğu duygusunu hissetmesini sağlamaktır. Örneğin “hemen makarnanı ye” demek yerine “makarna mı yoksa pilav mı yemek istersin? ” diye ona seçenek sunmak daha doğru bir yaklaşım olur. Anne-babanın kendi dediğini yaptırmak için israr etmeleri ve bu nedenle çocuğu cezalandırmaları , baskı uygulamaları durumu daha kötü bir hale getirebilir.

Bu dönemde gözlenebilecek bir başka önemli sorun “öfke nöbetleri” ve” tutturmalar”ın sıklığının artmasıdır. Çocuk istediği bir şey olmadığında veya bir şeyi yaptırmak istediğinde şiddetle ağlayabilir, kendisini yerden yere atabilir, oyuncakları atabilir, anneye babaya vurabilir, hatta bazen kendisine zarar vererek (en sık gözlenen başını yere vurmaktır) isteğini yaptırmaya çalışır. Bu durumda anne-babanın yapması gereken şunlardır:Ağlayarak,tepinerek, kendisine veya size zarar vererek istediği şeyi elde etmesine asla izin vermeyin.Böyle davrandığında görmezden gelin,mümkünse yanından uzaklaşın, susmasını bekleyin, bu sırada onunla konuşmaya, onu susturmaya çalışmayın.Sustuktan sonra onunla konuşabilir, ilgi gösterebilirsiniz. “Artık sustuğuna göre seninle boyama yapabiliriz, hatta istersen hamur ile de oynayabiliriz ” gibiİstediği şey olabilecek ve makul bir istekse ağlamaya, tepinmeye başlamadan isteğini yerine getirin, her şeyi ağlayarak isteme davranışı yerleşmesin.Hayır dediğiniz şeyleri gözden geçirin, hayırları olabildiğince azaltmaya çalışın, seçenekler sunun. “Şu anda yağmur yağdığı için bahçede oynayamayız ama onun yerine arabalarla oynayabiliriz veya legolarınla oynayabiliriz hangisini yapmak istersin “gibi.